2 Ekim 2013 Çarşamba

YAKIN YUNAN ADALARI

                                    
         ŞU ADA SENİN BU ADA BENİM


          Uzun bir süredir düşündüğüm " ŞU ADA SENİN, BU ADA BENİM " gezimi nihayet Eylül 2013 te,  yalnız gitmek üzereyken Dayım Adem İktir ile birlikte gerçekleştirdik . Bu gezi yazısını bu adalara yapmayı düşünenler için bir rehber olması amacıyla kaleme alıyorum.

         Kuşadası-Samos-Leros-Kalimnos-Kos-Bodrum güzergahını planlamıştım.Daha önce  Patmos'ta bulunduğum için bu adayı plan dışı bırakmıştım. Bu güzergah içinde ziyaret edilebilecek bir ada Patmos. Özellikle St.John' un kilisesinin bu adada olması nedeniyle hıristiyanlar için kutsal bir ada.



         Kuşadası'ndan  Meander Travel Teknesiyle  saat: 08.30 da Samos'a hareket ettik. Yaklaşık 90 dakikada Samos'un ana şehri olan Vathi'ye vardık.( Belki de buraya sefer yapan tek firma olduğu için ulaşım diğer adalara göre çok pahalı . Gidiş -dönüş 55 Euro, tek yön ise 35 Euro). İlk işimiz Leros adası ulaşımını halletmekti, çünkü ona göre burada kalışımızı planlayacaktık. Bir acentaya gidip Samos - Leros bileti alacakken , bütün ada ulaşımının biletlerini aldık. Ulaşım konusunda farklı  seçenekler bulunuyor. Feribot, Katamaran , Hydrofil  veya normal teknelerle  olabiliyor. Tabii ki tekne hızına göre fiyatlar da farklılık gösteriyor.


                  SAMOS



             Planımız Samos'ta 2 gün kalmaktı. Vathi'yi gezdikten sonra ,ki denizi çok pis kokuyor, adanın en güzel şehri Pitagoria'ya otobüs yolculuğuyla 20 dakikada vardık. Daha önce kuzenimin kalıp bize tavsiye ettiği otele gittik ve yerleştik. Ama otelden ayrılırken, oradaki bayanın suratsız ve ters davranışı bizi üzdü. Ama genelde adalarda yaşayanlar gayet güler yüzlü ve yardımcı olmaya çalışan insanlar.Eylül ayı olması nedeniyle, ada sakindi. Otelde müşteri olarak sadece biz vardık. Bu nedenle otel fiyatlarında da pazarlık etme şansımız da oldu. genel olarak 15-25 Euro geceliği oteller ve pansiyonlar bulmak mümkün. 



 

      Pitagoria tarihi  bir şehir olması yanında , ünlü matematikçi Pisagor'un da doğduğu şehir olmasıyla da ünlü ve şehir  ismini ondan alıyor. Limanda bir Pisagor heykeli mevcut, kendisi dik üçgenin dik kenarı pozisyonunda.  

   



     Şehir merkezinde  hala süren arkeolojik kazılarda bir antik kent ortaya çıkarılıyor. Limanda bulunan  kale, tünel , antik tiyatro gibi tarihi yapıları da gezip görmek mümkün.








       
     Tabii ki adalara gelmişken deniz ürünleri ve Uzo'yu da pas geçemezdim. Ayrıca adalarda Yunan mutfağını tanımak ta mümkün, hatta bazılarının sadece isimleri benzese de Türk mutfağından isimler de var.  Musakka ,İmam bayıldı , Bekri meze, Hasanpaşa köftesi, Baklava bunlardan bazıları. Harika börekleri var. Yemeklerin ve  kebapların  çoğu domuz etinden , müslümanlar dikkat!  Bütün adalarda her türlü yiyecek ve içecek rahatlıkla bulunuyor . En ucuzu pidenin içine koydukları köfte, soğan, domates ve mayonezden oluşan Pita. Pita içinde domuz döner, tavuk döner de olabiliyor. Fiyatı2,5 Euro.



      2. gün bir araç kiralayıp adayı dolaştık. Hora, Mitilini, Lemonakia yolunu takip ederek  
Tsamadou plajına geldik. Güzel bir plaj ve bir bölümü nüdistlere ayrılmış (İlgilenenler olabilir) . Kiralık araç acentesi sahibinin görmemizi tavsiye ettiği,
Vourlites köyüne geldik. Köy küçük ve şirin oldukça temiz bir köy.Köyün küçük  bir meydanı ve burada bir kaç kafe vardı. Kafelerden birinin adı "Mavi Sandalye" idi , bunu görünce heyecanlandık acaba sahibi Türk mü diye.Kapalı olduğu için başka bir kafede oturduk, orada iyi giyimli köy sakinleri vardı, bir kabın içinden tabaklara birşey koyup yiyiyorlardı, bize de ikram ettiler. Onların dini bir günüymüş, yedikleri de bildiğimiz KEŞKEK. Orada adı farklı ama ben "biz buna keşkek diyoruz "deyince, " evet keşkek" dedi bize ikram yapan bayan.
      


          O arada" Mavi Sandalye" kafe açıldı, oraya gidip neden adı böyle dedik, oraya gelip köy ile ilgili bir yazı yazan Türk gazetecinin söylemesiyle öyle yazmışlar, asıl ismi "Blue Chair". İşletme sahibi , Türkiye'de bir dergide yayınlanan makaleyi bize verdi ,okuduk. Bu köyün 1600 yılında İzmir'in Urla ilçesinden göç edenleri tarafından  kurulduğunu  böylece öğrendik.


     

     Oradan Karlovasi şehrine gittik burası adanın 2. büyük şehri ama plajı dışında önemli bir şeyi yok ziyaretçiler için. Dağ yolundan Kampos'a vardık , burası upuzun plajı olan bir yerleşim yeri bol miktarda resturant ve kafeleri var.Pirgos ve Koumarade yolunu takiben Pitagoria'ya döndük.



       





       Bu arada acenteden arandık ve sabah kalkacak Hydrofil seferi iptal edilmiş ,akşam üzeri kalkacak ve  2 saatte gideceğimiz Leros'a, 6 saate varan Feribota bileti değiştirdik. Böylelikle 2 gün planladığım Samos , 3 güne döndü. Burası için 2 gün yeterli bir zaman , 3. gün yapacak birşey bulamadık.                                      

                           LEROS



               Pitagoria'dan ,Leros'a olan yolculuğumuz uzamasına uzadı ama bu arada, feribotla gittiğimiz için ekstradan dört ada görme imkanımız oldu. Agathonissi, Arkoi, Patmos ve Lipsi adalarına feribotumuz demir attı ve onları da yakından görme imkanımız oldu.


     

         Leros'ta bir gece kaldık, ertesi gün Kalimnos'a saat:14.30 da Katamaran bir tekne ile gidecektik. Sabah bir araç kiralayarak 4 saatte adayı enine boyuna dolaştık. Zaten en uzak mesafe 20 dakika sürüyor. Leros adası,  gezdiğimiz adların içinde en güzel olanı. Kaldığımız şehir Lakki, Partheni, Alinda ,AG Marina ve Xirokambos isimli küçük yerleşimleri var adanın. Alinda ve AG Marina yerleşimleri de en güzelleri.




             
   Bu adanın plajları da güzel, ayrıca çok sayıda tarihi kiliseleri , Antik Kalesi , Azize Meryem Kilisesi, Eski Yeldeğirmenleri ve Tarih Müzesi ziyaret edilebilecek yerlerden. Kalesinden görünen şehir ve deniz manzarası mükemmel.  

               Bu arada Lozan antlaşmasına rağmen, tanklarıyla, toplarıyla hazır askeri birlikleri de yerinde gördük. 




                      KALİMNOS



          Leros'tan 14,30 da kalkan Katamaran ile 50 dakikada Kalimnos'a vardık. Bizi limanda ev pansiyonculuğu yapanlar karşıladı ve uygun bir fiyattan ,eski bir Rum evinde kaldık o gece. Kalimnos'un en büyük yerleşimi Pothea, bir ucunda liman olan, uzunca bir vadiye kurulmuş . Şehir yeşil ama hemen şehirden tepelere bakınca her taraf kupkuru. Yerleşimlerde yine oteller, resturantlar ve bir plaj da mevcut.


         Ertesi gün yine bir araç kiralayarak adayı dolaştık, Horio, Panarmos, Kamari, Mirties (Buralarda güzel plajlar mevcut). Armeos' ta bulunan dik kayalar , kaya tırmanışı yapanlarla doluydu. Belki de sadece bu tırmanış için gelenlerin olabileceğini düşünüyorum. Arginoda, Skalia'yı takiben en uçtaki köy Eborias'a kadar gittik . Burada yol boyunca otlayan keçiler vardı. Ada dik dağlardan oluştuğu için sadece keçi yetiştiriciliği yapılıyor. Büyükbaş hayvancılığını ise sadece Kos adasında gördük, bu adalar içinde . Yine güzel bir koy ve plaj, plajda da  hiç dalga olmadığı için olsa gerek kanolar da vardı. Geriye Vathi yolunu takiben döndük. Bu da 3 saatlik bir geziydi ve adayı genel olarak tanımak için yeterli bir zamandı.
                           

                

                                                        
                        KOS



            Kalimnos'tan saat:12.30 da kalkan tekne ile 45 dakika sonra Kos'un, Mastihari yerleşimine geldik. Burası yine uzun , beyaz kumlu , güzel bir plajı olan bir yerleşim. Ertesi gün Bodrum'a döneceğimiz için öncelikle dönüş saatimizi öğrenmek istedik. Ancak , Bodrum'a kalkan deniz araçları Kos'tan kalkıyormuş sadece . Buradan yine otobüsle Kos'a vardık. İnişte bizi yine ev pansiyonculuğu yapanlar karşıladı ve uygun fiyata kalma işimizi de halletmiş olduk.


            Kos şehri büyükçe bir şehir, Liman bölgesinde , Venedik'lilerden kalma bir kale, biri kullanımda olan iki cami ,bir Türk hamamı ve kiliseler var  Gezdiğimiz adalar içinde tek Osmanlı izini sadece KOS'ta gördük . Türkiye'ye bakan uzun, kumsal, güzel bir plajı mevcut. Limanda yine her türlü yiyeceğin bulunabileceği resturantlar, turizm acenteleri ile dolu. Eğer bu yolu takip edip Türkiye'ye akşam üzeri dönecekseniz, Türk tarafından gelen tekneler saat 16,30 - 17,30 sıralarında kalkıyorlar. Bileti hemen liman girişindeki satış yerlerinden temin edebilirsiniz. Şayet sabah dönecekseniz, Yunan tekneleriyle dönebilirsiniz ,onların biletlerini de acentalardan temin edebilirsiniz.


       
   

  Kos'un , Kardemena, Kefalos, Antimahia gibi görülebilecek yerleşimleri de var ama biz,belkide biraz yorgunluktan, buralara gitmedik.

            Akşam güzel bir yemek ve Uzo'dan sonra pansiyonumuza gidip dinlendik. İsteyenler için gece eğlenceleri tabii ki mevcut. Limanda Türkçe konuşan resturant çalışanları da var.

        

           Sabah kahvaltının ardından, plaja gidip güneşlenip denize girdik. Saat:16,30 da hareket eden Türk teknesiyle ver elini memleket......
                                                               


                                                                             DİKKAT

1- Ada insanları genelde sakin , güleryüzlü insanlar ,turiste ilgi gösteriyorlar.
2- Saatleri yerlere göre değişse de SİESTA'lara dikkat , boş yere zaman kaybedebilirsiniz.
3- Ulaşım için gitmeden araştırma yapınız , size uygun ulaşım aracını tercih ediniz. (6 Euro-36 Euro aralığında fiyatlar var)
4- 15-30  Euro aralığında kalacak yer temin edebilirsiniz.
5- Adalarda kiralık araç günlük olmasına rağmen saatlik kullanılıyor, fiyat aralığı 20-30 Euro. Ayrıca motorsiklet ve ATV de çok kullanılan araçlara arasında. Fiyatları da daha uygun
6- Ada içi ulaşımda otobüs te kullanmak mümkün.
7-Yiyecek fiyatları pahalı sayılmaz, her keseye uygun yiyecek bulunuyor. En ucuzu Pita 2,30 Euro.


                                              İYİ SEYAHATLER
                                                                          






















































4 yorum:

Adsız dedi ki...

ellerize sağlık çok güzel olmuş devamını bekleriz.

Malik Yavaş dedi ki...

Teşekkürler eğer bu rotada bir geziye çıkarsanız, iyi gezmeler dilerim

Ahmet Özdemir dedi ki...

Malik bey;
Özlediğimiz yerlerdi,sayenizde tekrar gitmiş gibi olduk.
Çok teşekkürler.

Malik Yavaş dedi ki...

Rica ederim Ahmet bey