14 Mart 2014 Cuma

BUENOS AİRES'TE TANGO

                                            ARJANTİN'İN BAŞKENTİ BUENOS AİRES



        Santiago'dan sonra sıradaki etabımız Buenos Aires oldu. Kentin çoğunluğunu İspanyol'lar ve İtalyan'lar oluşturmakla birlikte, birçok farklı ülkeden gelen insanlar birarada yaşıyorlar. Kent Atlantik Okyanusu kıyısında ve iki nehir ağzının oluşturduğu bir yerde kurulmuş. Koloni döneminden kalan eski binaların yanında da modern binaları da görmek mümkün. Tabi birçok ülkede olduğu gibi eski binaların mimarileri bir harika. Bunları gördükçe, mimari yıllar geçtikçe acaba geriliyor mu diye düşünürüm hep.


     Arjantin denilince akla hemen gelenlerden biri elbette Evita (Küçük Eva) Isabel Peron. Evita, kocası Juan Domingo Peron'un diktatörlüğü döneminde aktif siyasette yer almamasına karşın, hep halkla iç içe olmuş, işçi sendikalarının örgütlenmesi, kadınlara oy hakkı, fakirlere yiyecek, para ve ilaç yardımında bulunmuştu. Bu nedenle halkın sevgilisi olmuştu ve bunu Buenos Aires'te hissetmek hala mümkün. Yıllar sonra hayatını anlatan Evita Müzikali ve onun için yazılıp bestelenmiş  ünlü " Don't cry for me Argentina " şarkısını da hemen hemen duymayanımız yok gibidir.





      1976 yılındaki darbeden sonra onbinlerce insan ortadan kaybolmuş. Darbeden sonra ortadan kaybolanların  anneleri, Plazo de Mayo meydanındaki başkanlık sarayı Casa Rosada önünde toplanıp protestolarını sürdürmüşler. Bu nedenle meydanda yerler  annelerin anısına başörtüleri resmedilmiş .
    Evita da bu sarayın 3. penceresinden halka ateşli konuşmalar yapmış.







Meydanı'ın bir bölümünde ise cuntayı protestoda kullanılan afiş ve pankartlar hala anı olarak sergileniyor. Hala  protesto yapılacağı zaman bu meydan kullanılıyormuş O nedenle meydanın bir tarafında, bizdeki Taksim meydanında olduğu gibi, panzerler ve polis gücleri hazır vaziyette bekliyorlardı .






Buenos Aires'in anlamı " Güzel Havalar " olmasına karşın nemli va yağışlı bir havayla karşılaştık. Aniden bastıran yağış nedeniyle kaçacak yer aradık. Bir günde 3 kez üzerimizdekileri değiştirmek için otele dönmek zorunda kaldık. Resimde arka planda görülen de ünlü obeliski (dikilitaş).







      Arjantin denilince elbette aklımız yine gençlerin idolü Che Guevara geliyor. Bildiğiniz gibi Che Arjantinli olmasına karşın Bolivyada sosyalist devrim yapmak için yola çıkmış fakat hükümet güçlerince bir köyde kıstırılarak katledilmişti. La Boca'da Arjantin'in ünlü simaları duvarlara resmedilmiş. Ben de resim çektirdim onunla . Hediyelik eşya satan dükkanlarda onun anısına çeşitli eşyalar bulmak mümkün.




    Futbol, Güney Amerika'nın en ilgi çeken sporu, Arjantin de futboluyla anılan bir ülke. Maradona, Messi gibi futbol dünyasındaki yıldızlar bu ülkeden çıkmış. Gezimizde renkli binaları ve dünyaca ünlü takımın stadının da bulunduğu La Boca semtine de gittik. Burada Boca Juniors'un stadyumunu ve müzesini gezdik.







      Kentin koloni döneminde kullanılar liman depo ve antrepoları şimdi turizme hizmet eder hale getirilmiş. Burada bulunan restaurantlarda dünyaca ünlü Arjantin bifteğinin tadına, nefis şarapları eşliğinde, bakma fırsatı bulabiliyorsunuz. Biz de bulunduğumuz süre içerisinde bunu değerlendirdik. Dayımın içtiği gazlı su yanlış anlaşılmasın...)))





          Kenti gezerken rehberimiz çiçek açmış ağaçları göstererek " Bu çiçekler daha sonra pamuklaşıyor ve tekstilde kullanılıyor " dedi . İlk defa böyle birşey duydum ağaçtan pamuk elde edildiğini ve gördüm. İşte o ağaçlar.










   Arjantin'e gelip te TANGO izlememek olur mu?  Tur rehberinin önerdiği yüksek fiyatlı yere gitmedik. Kendimiz daha uygun fiyata bir yer bulup, güzel bir gösteri izledik.

     









                        DİKKAT;

      1 - Buenos Aires'te her keseye uygun fiyatta yiyecekler bulmak mümkün, iyi bir yerde yemek yemek bile pahalı değil.

      2 - Arjantin de Türklere vize uygulamıyor.

      3 - Burada da kapkaççılara dikket etmek gerekiyor.



                                        İYİ SEYAHATLER
   



Hiç yorum yok: