29 Ağustos 2014 Cuma

BEYAZ GECELERDE ST. PETERSBURG



          Saint Petersburg'da 2013 ve 2014 yıllarında olmak üzere iki kez bulundum. 2014 yılında Baltık seyahatimizin bir ayağıydı, St.Petersburg. Tura Turizm ile gerçekleştirdiğimiz bu gemi ile Baltık turunda , Tallin(Estonya), St. Petersburg( Rusya), Helsinki(Finlandiya), Stockholm(İsveç), Wismar(Almanya), Malmö(İsveç)  ve Kopenhag(Danimarka) gibi şehirlerde bulunduk. Bu geziyi eşim Nurşen Yavaş, Dr. Ali Rıza Coşar ve eşi Aynur Coşar ile yaptık.

          Gemi seyahati gerçekten oldukça rahat bir seyahat. Gemiye girdiğinizde yerleşiyorsunuz, inerken toparlanıp çıkıyorsunuz. Tamamen yüzen bir otel rahatlığında oluyor seyahat. Bu turdaki en olumsuz yön ise gemide kullanılan dilin İspanyolca olmasıydı . Tüm anonslar, bildirimler ve eğlencelerde kullanılam dil de İspanyolca olduğu için bazı durumlara "Paris" kaldık.



    


      Tura Turizm, kendi yaptığı bir uçuş saati hatasını, bizi üzmeden, kırmadan, tarafımıza hediye bilet vererek telafi etmişlerdir. Bu sorumlu ve ciddi davranışlarından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum.


          Gelelim St. Petersburg'a






         Öncelikle beyaz gecelerden söz edelim. Beyaz geceler, “Bir şafağın geceye yarım saat vererek öbürünü değiştirmek için acele ettiği” gün ağarmasına deniliyor. St. Petersburg’da Mayıs ayında başlayıp, Temmuz ayında sona eren Beyaz Geceler’de sokaklar gündüz saatleri gibi kalabalık oluyor. İnsanlar müzik sesleri, gülüşmeler arasında ya bir kafede veya restoranda oturuyorlar ya da çeşitli deniz araçlarıyla nehir ve kanallar üzerinde dolaşıyorlar.




      



       St. Petersburg'un kuruluş tarihi 27 Mayıs 1703 yılıdır. Birinci Petro'nun başlattığı bataklıktaki oluşturulan bu kent, şimdi gerçekten açık müze görünümünde. St. Petersburg tarihte birçok olayları yaşamış, 2. dünya savaşında 872 gün süren kuşatmaya büyük insan kayıplarına ve acılara rağmen direnmiş bir kent burası. Aslında bu kent ile ilgili yazacak çok tarihi önemli olaylar olmasına karşın biz yine gezimize dönelim



           Peter ve Paul Kalesi'nden başlayalım; Taştan inşa edilmiş olan bu kale şehrin girişini kontrol etmek ve kentin güvenliğini sağlamak amacıyla yapılmış. Kalenin içerisinde aynı isimli bir katedral vardır. Bu katedralin içerisinde de Rus çarlarının ve aile mensuplarının mezarları bulunmaktadır. Burada  hanedanın hizmetini görenlerin de mezarlarının burada olması ilgimi çekti. Çok görkemli bir katedral burası, her taraf altın renginde heykeller, rölyefler ve ikonlarla kaplı.


Bu kalenin önemli bir özelliği de , burasının siyasi suçluların tutulduğu ve işkence gördükleri bir yer olması. Burada Petro'nun oğlu Aleksey, babasına karşı komplo suçlamasi ile hapsedilip işkencede öldürülmüştür. Yine burada, Maksim Gorki, Dostoyevski, Troçki gibi ünlüler de hapis hayatı yaşamıştır. Kaledeki hapishanede işkence aletleri müzede sergilenmektedir. Hapishanenin önündeki sahada da 1. Petro'nun bir heykeli yer almaktadır.




        Peter ve Paul kalesi arka bölümünde Savaş Müzesi bulunmaktadır. Savaş tarihinin her türlü silahı bu müzede sergilenmektedir. Özellikle Klaşnikof’a özel bir bölüm ayrılmış burada. Tabii ki bilindiği gibi onun icadı olan bu piyade tüfeği halen kullanılmaktadır. Klaşnikof’un üretimi olan  değişik silahlar da bu müzede sergilenmektedir.








           1917 Ekim devriminin önemli unsurlarından birisi de AVRORA  zırhlısıdır. Bolşevik parti önderliğindeki devrimde bu zırhlıdan önce kışlık saraya top atışları yapılmış daha sonra karaya çıkan askerler ve tayfalar saraya girip hükümet üyelerini toplamış ve tutuklamışlardı.  İşte bu zırhlı da yine limanda bir müze olarak değerlendiriliyor. Benim gittiğim zaman kapalı olduğu için, içini gezemedim.





         
      Şehirde gördüğümüz tek camii olan Tatar camii, kilise ve katedrallerin o ihtişamına karşın, oldukça bakımsız bir görüntüde. Burası da Peter ve Paul  Kalesine oldukça yakın bir konumda.





       Neva nehrinin iki kolu arasında kalan Vasiliyevski adası üzerinde St. Petersburg Üniversitesi, Bilimler Akademisi, Güzel Sanatlar Akademisi, Madencilik Enstitüsü gibi okullar bulunmaktadır. Bu adanın uç kısmında da şu anda deniz müzesi olarak kullanılan, Borsa binası bulunmaktadır. Yine bu ada üzerinde birçok müze ve tarihi bina bulunmaktadır.





           Neva nehri'nin sol kıyısında Amirallik sarayı bulunmaktadır. Hemen yakınında da şimdiki adı Dekabristler olan senato meydanı bulunmaktadır. Dekabristler 14 Aralık 1825 te Çar'a karşı yaptıkları başkaldırıyı bu meydanda canlarıyla ödemişlerdir.



      

       Yine bu meydanın yakınında İsaac Meydanı ve Katedrali bulunmaktadır. Burada bulunan tüm katedralleri gibi burası da muhteşem bir görüntüye sahiptir. Bu katedralin yapımı 40 yıl sürmüş olup Rusya İmparatorluğunun ana katedrali olarak tasarlanmıştır.



          Saray meydanı ve Hermitage Müzesi de yine Neva nehrinin sol kıyısında yer almaktadır. Bu saray Rus Çarlarının kışlık sarayı olarak kullanılmıştır. Müze olarak kullanılan bu saray, çok sayıda turist tarafından ziyaret ediliyor. İçinde gezerken kalabalıktan rahatsız oluyorsunuz. Bu saray oldukça görkemli, zamanınız varsa burada birkaç gün geçirebilirsiniz. Ünlü ressamlara ( Rembrant, Pablo Picasso,Paul Gauguin, Van Gogh gibi) ait resimler de bu müzede sergileniyor. En önemlilerde birisi de Leonardo de Vinci'nin, Çocuk ile Madonna resmi. Yine antik çağa ait koleksiyonları burada görmek mümkün. Üzerinde belki en çok şey yazılabilecek bir saray olmasına rağmen yer sıkıntımız nedeniyle ancak bu kadar yazalım, ama mutlaka bizzat gezip görün derim. 



     St. Petersburg'un en ünlü caddesi  Nevski'ye gelelim. Burası kentin en kalabalık caddesi. Burada ünlü markaların binalarını görmek mümkün (Singer gibi). Bu cadde üzerinde ve ara sokaklarında büyük mağazalar, eğlence mekanları bulunmaktadır.












           Kazan Katedrali de yine bu cadde üzerinde bulunmaktadır. Bu katedral, Feldmareşal Kutuzov'un askeri başarılarının anıtı olarak inşaa edilmiş ve Katedralin girişinde de onun bir heykeli bulunmaktadır.













      

Bu Venedik'i hatırlatan kentte teknelerle su yollarını takiben Neva hehri turu da yapabilirsiniz. Genellikle bu tekneler Nevski caddesi civarlarında bulunmaktadır.







         Yine olmazsa olmaz görülmesi gereken yerlerden biri de Petergof Sarayı, buraya Hermitaj önünden kalkan hızlı teknelerle ulaşılıyor. Bizzat 1. Petro tarafından yeri belirlenen bu saray, çarların yazlık sarayı olarak kullanılıyor. Saray büyük bir alan üzerine kurulmuş olup yüzden fazla fıskiye ile süslenmiştir. Sarayın girişindeki havuz, fıskiyeler ve altın renkli heykeller gerçekten muhteşem. Sarayın içi de ayrı bir mimari güzellik taşıyor. Burayı gezmek için bir gün bile yeterli bir zaman değil. Ruslar burada turistlerde iyi para kazanıyorlar. Parka girişten tutun da her binaya girişin ayrı bir bedeli var. 








       Bulunduğumuz toplam 4 gün içinde gezip görebildipğimiz yerler buraları. Ayrıca; Mariinskiy Sarayı, Devlet Rus Müzesi, Ostrovskiy Meydanı, Aniçkov Köprüsü, Belozerskiy Sarayı, Mars sahası, Mihaylovski Kilidi, Mermer Sarayı, Yusupovskiy Sarayı, Mariinskiy Tiyatrosu, Aziz Nikolay Deniz katedrali,Aziz Aleksandr Nevski katedrali, Aziz Üçler Katedrali, Smolnıy Katedrali ve biribirinden güzel mimarideki St. Petersburg köprüleri görülmesi gereken yerlerden.




      Petersburg'da bir resturantta yediğimiz kızdırılmış granit taş üzerinde biftek ve şarap unutulmayacak yemeklerden birisi oldu bizim için. Kızdırılmış bir granit taş ve üzerinde çiğ biftek getirtiyorlar ve siz bizdeki gibi ” kendin pişir, kendin ye” yapıyorsunuz. Güzel bir deneyimdi bizim için. 

      Tabii ki Rusya denilince ilk akla gelenlerden birisi de Vodkadır tabii ki. Burada çeşitli fiyat ve kalitede vodka bulmak mümkün.

      St. Petersburg oldukça pahalı bir şehir. Ama hazırlıklı giderseniz metro , otobüs gibi toplu taşım araçlarını kullanıp ulaşıma fazla harcama yapmayabilirsiniz. Keseye uygun lokantalar da mevcut burada. Azeri, Özbek resturantlarında da bizim damak zavkimize uygun yiyecekler bulmak ta mümkün. Farklı lezzetleri tatmak için Rus restaurantlarına gidebilirsiniz.



                                                     İYİ SEYAHATLER