21 Eylül 2014 Pazar

İTALYA

     Yazar : Pınar GÜVEN


      ROMA 

      Gezimizin ilk günü Roma’yla başladık. Roma’ yı gezmek için sadece bir günümüz vardı  ve maalesef bu süre Roma’ yı gezmek için yeterli  değil. Tavsiyem bireysel olarak gidilip her yerinin ayrıntılı gezilmesi. Müzelere girecek fırsatı  bulamadık. Hızlı bir şehir turu yaptık.




      İlk durağımız Vatikan’ daki San Pietro Katedrali oldu. Katedralin içine askılı kıyafetle ya da şortla girilmiyor. Gitmek isteyenler buna dikkat etmeli. Hıristiyanlığın en büyük katedrali olduğu için de görülmesi önemli. Ama girişte uzun bir sıra oluyor. 










      Roma’ da İtalyan görmek mümkün değil her yer turist.



     Vatikan turumuzun ardından Roma şehir merkezinde duraklarımız sırasıyla Colesseum, PiazzaVenezia, Aşk Çeşmesi, İspanyol Merdivenleri. Aşk Çeşmesi  2 yıl sürecek  bir restorasyona girmiş ve bu yüzden para atamadık bozukluklarımız cebimizde kaldı J








     Roma’ dan dondurma yemeden ayrılmamak gerekiyor gerçekten çok lezzetli. Hediyelik eşya bulunabilecek uygun pazar ve dükkanlar var. Roma’ ya özgü şeyleri  buradan alın diğer şehirlerde bulurum nasıl olsa dediğim şeyleri  bir daha görmedim. Almadığıma da üzüldüm.









      NAPOLİ - POMPEI





       Bu bölgede ilk durağımız Pompei oldu. Mutlaka görülmesi gereken bir antik kent. Yaklaşık 1900 yıllık bir tarihe  sahip. Pompei’ de bazı evlerin içine girip gezdik, bunun dışında Pompei’ de meşhur olan genelevlerden birisine  girdik. 1900 yıllık freskleri görmek insanı şaşırtıyor. Büyük uğraşlar sonucu kent ortaya çıkarılmış. Büyük bir yerleşim yeri. Amfi   tiyatrolarıyla, forumuyla evleriyle ve 1900 yıllık taşlaşmış insan vücutlarıyla oldukça sarsıcı bir yer bana göre.  Pompei’nin dışındaki pazarda Pompei halkıyla ilgili hediyelikler bulunuyor ama fiyatlar biraz pahalı. Fiyatını sorduğunuz anda satmaya çalışıyorlar.




   

















     Pompei’nin ardından sıradaki durağımız Napoli..
     Tur programı Roma’ya bir gün Napoli’ye iki  gün ayırarak büyük bir hata içeriyor. Ne yazık ki Napoli’ de iki gün boyunca gezilecek bir şey yok.
    Yüksek yerlere çıkıp şehri yukardan görmek güzel oluyor, manzara harika.
San Carlo Tiyatro’su CastelNuovo, Castel Dell’ovo ve Museo Nazzionale (Pompei’yle ilgili daha fazla şey görmek isteyenler için) görülmesi gereken yerlerden. Fakat Salı günleri müzeler kapalı oluyormuş.



     


       Şehirde fiyatlar diğer yerlere göre daha uygundu. İnsanlar çok sıcak kanlı. Akşam dönüşte oteli bulmakta çok zorlandık. İngilizce bilen birini bulmak Napoli’ de biraz zor ama yardımseverler. İngilizce anlatamasalar da sizi gideceğiniz yere kadar bırakacak insanlar var. Ama biraz dikkatli olmak şart rehberimizin dediğine göre İtalya’ da en çok hırsızlık bu şehirde oluyor.





       Napoli’nin limonları meşhur dolayısıyla limonatası ve limonçello adında bir içkisi de. Napoli’ de margaritha pizza yedik 5 euro gibi gayet uygun bir fiyata yanında içeceği de vardı. Bu San Carlo Tiyatrosu’nun karşı sırasında küçük bir restorandı. Pizzayı çok beğendik ama porsiyon çok büyük JPizzacının hemen birkaç dükkan yanında limonata yapan bir yer vardı. Hayatımda içtiğim en güzel limonata diyebilirim.




        Burada kalacağımız ikinci gün Napoli’ de gezecek bir yer bulamadık bu yüzden yakınlardaki Sorrento adındaki sahil kasabasına gittik. Grubumuzdan bazı kişiler Capri adasına gitti. Napoli’den iki tren değiştirerek  1saat 20 dakika gibi bir sürede son durak olan Sorrento’ya vardık. Yalnız trenler aşırı eski ve klimasız. Ayrıca da çok kalabalık. Hırsızlığa karşı dikkatli olmak gerekiyor.
         Burası  falezler üstünde güzel bir kasaba. Kayalıklardan aşağıya inmek için merdivenler var. Aşağıya inip sahilde gezdik. Buradan yukarı çıkmak isteyenler için bir de asansör seçeneği  var. Asansörün ücreti  1euro. Merdivenlerden çıkmaya üşendiğimiz için asansörü kullandık.
Sorrento’ da  ücretsiz limonçello deneyebileceğimiz bir yer vardı. Limonçello çok şekerli bir içki. Tadı fena değil.

Orvieto-Floransa




       Orvieto küçük bir kasaba. Buraya funiculaire sistemiyle çıktık. Duomo Katedrali’ni çok beğendik. Kasabada ahşap sanatı çok yaygın. Pinokyo’nun yazarı Lorenzini bu bölgeye yakın bir yerde doğduğu için Pinokyo'yla ilgili hediyelik eşyalar kasabada çok fazla var.
Orvieto gezimizin ardından Floransa’ya geldik. Floransa Venedik’ ten sonra en beğendiğim şehir oldu.

       Arno Nehri ve üstünden geçen PonteVecchio Köprüsü harikaydı. Köprü üstünde kuyumcu dükkanları var. Leonardo Da Vinci, Michelangelo gibi önemli sanatçılar bu şehirde yetişmiş. Floransa’ya Dahiler Şehri’ de deniyormuş. SinyolarMeydanı’nda  harika eserler var. Neptün Heykeli ve havuzu, Davut heykelinin bir kopyası vb. birçok önemli heykel bulunuyor. Burayı gezdikten sonra rehberimiz bizi hayranlıktan ağzımızın açık kalacağı bir yere götüreceğini söyledi. Ardından Duomo Katedraline geldik ve gerçekten ağzımız açık kaldı. Devasa bir katedral insan hangi ayrıntıya dikkat edeceğini şaşırıyor. Binanın etrafında dolaşmak bile uzun zaman alıyor.



                                           Duomo Katedrali’ nin önden görünümü



MİLANO




       Milano’ya gelmeden önce Pisa Kulesi’ne bir gezi düzenledik. Pisa Kulesi mutlaka görülmesi gereken yerlerden.Fakat Milano’ya da Floransa’ya da uzak.Çok kalabalık oluyor fotoğraf çekmek biraz zorlaşıyor ama tabiki bizde Pisa Kulesi’ni iterek bir sürü resim çekildik JPisa’nın yakınında güzel bir hediye pazarı var. Çok uygun fiyatlara hediyelik eşyalar bulunabiliyor.
















      Pisa gezimizin ardından Milano’ya geldik. Milano’da Scala Operası, Duomo Kilisesi, CastelloSforzesco’ ya gittik. TabikiDuomo Katedrali’ne yine hayran kaldık. Bu Katedralin yapımı 500 yıl sürmüş. İçinde fotoğraf çekmek için ücret ödemek gerekiyor.











        VENEDİK






         Venedik’te ilk gittiğimiz yer San Marco Meydanı oldu. Burada bulunan San Marcokatedralindeki  fresklerden bir tanesi Osmanlı ile ilgiliydi J Katedralin karşısında bir çan kulesi var. Buraya çıkılabiliyor fakat biz çıkmadık. Venedik’ in çarşısında çok fazla seçenek var. Özellikle cam sanatı ve maskeler çok yaygın.  50 centten 1000 euroya kadar maskeler var.


















      Tabiki Venedik’ e  kadar gelip gondola binmemek olmaz. Gondollara 6 kişi binebiliyor. Gondolu kiralamak 80 euro. Kaç kişi binerseniz o kadar ucuza mal olur. Tur yarım saat sürüyor. Gerçekten çok eğlenceli. Venedik’te gezerken mutlaka bir harita lazım.Labirent gibi sokaklarda kaybolmak çok kolay.





       Bu arada İtalya’da cafe ve restoranların çoğunda coperto denilen bir oturma ücreti alınıyor bu ücret 1 buçuk eurodan başlıyor daha da  artıyor. Hatta bazı yerlerde servis ücreti bile alıyorlar.






                                                                                                                     


                                               İYİ SEYAHATLER