ROMANYA - BRAN KALESİ (KONT DRAKULA ŞATOSU)

Ağustos 2017

Bugün 5 gün sürecek Transilvanya yolculuğumuzun başlangıç günü. Kiralık aracımızla Bükreş'ten Braşov istikametine doğru yol almaya başlıyoruz. Bugün gündemimizde sırasıyla, Sinaia- Peleş Kalesi, Bran Kalesi ve Braşov var. Yolda ilerlerken, yol ile ilgili ilk izlenimimiz, yolun oldukça güzel olduğuydu. Ancak bir süre sonra yolumuz bölünmüş yol olmasına rağmen trafik sıkışıyor. Önce bunun bir yol çalışması veya kazadan dolayı olduğunu düşünüyoruz. Oysa buna sebep sadece dar yolları ve bir kavşağı nedeniyle bir şehir geçişiymiş. Yaklaşık 20 km. yolu tam 2 saat 30 dakikada geçebildik. Böyle bir durum İstanbul trafiğinde bile yaşanmaz. O gün yaptığımız hız ortalamamız 30 km. idi.


Trafikte yaşadığımız sıkıntı ve stres nedeniyle, planımızda olan Peleş Kalesi'ni pas geçmişiz haberimiz olmamış. Kızarmısın, üzülürmüsün ne yapacağımızı bilemedik doğrusu. Peleş Kalesi ile ilgili okuduklarım ve gördüğüm resimleriyle avunacağım artık. Buraya bir resmini koyayım da siz de en azından resmini görmüş olun.

BRAN KALESİ:




Yolun devamında zaman zaman sıkışıklıklar olmasına rağmen, bahsettiğim sıkışıklığı yaşamıyoruz aynı gün. Nihayet planımızdaki Bran Kalesine ulaşıyoruz. Sınırlı sayıda araç alabilen iki otoparkta yer bulamayınca, aracımızı yol kenarına park ederek, ana yoldan uzak olmayan bu kaleye girip geziyoruz. Girişte çok sayıda hediyelik eşya satan dükkanlar bulunuyor. Turist yoğunluğu da dikkati çekiyor, Romenler yatıp kalkıp İrlandalı yazar Bram Stoker'e dua etsinler onun sayesinde çok sayıda insan geçimini sağlıyor.



Bu kale Saksonlar tarafından Türk istilacılardan korunmak için 1388 de yapılmış. Daha sonra Eflak Prensliğinin sınır gümrük kapısı olarak kullanılmış. Ama ününü İrlandalı yazar, Bram Stoker'ın Kont Dracula romanını yazmasıyla kazanmış. Yazar, Kont Dracula romanını yazarken, Transilvanyada bir vadinin üzerinde bulunan bir kaleden ve Eflak Kralı Vlad Tepeş ( Kazıklı Voyvoda ) ten ilham aldığı düşünülüyor.   Ama ilginçtir ki yazar hiç bir zaman Romanya'da bulunmamış.  


Düşmanlarına yaptığı acımasız işkence ve kazığa oturtmasıyla ünlü Vlad Tepeş  Macarlarca, Vlad Dracul, Osmanlılarda ise Kazıklı Voyvoda olarak bilinmektedir. 

Kont Drakula acımasız işkenceleri burada gerçekleştiriyormuş romana göre. Oysa Vlad Tepeş yolu düştüğünde zaman zaman bu kalede kalmış. Kalenin ne öyle kasvetli ve kötü bir görünüşü var ne de içerisi işkencehanelerle dolu. Bütün iç mekanlar oldukça aydınlık ve güzel.







Kitabın 1897 de yayınlanmasıyla birlikte Bran Kalesi ziyaretçi akınına uğramış ve uğruyor. Burası Romanya turizminin simgesi haline gelmiş. 




Kaleden manzaralar da oldukça güzel;     




Kalenin alt kısmında bulunan bir düzlükte düğün hazırlıkları yapıldığını görüyoruz. Yani kale öyle korkutucu, kasvetli falan değil aksine çevresinde düğün gibi etkinliklerle daha da sevimli hale gelmiş.


Romanya - Braşov yazımı okumak için tıklayınız...       

                                               


 İYİ SEYAHATLER  

Hiç yorum yok: