ABD - CHARLESTON

                                                                                                                                       HAZİRAN 2001
                                                      CHARLESTON - SOUTH CALİFORNİA - ABD


      Roanoke'den sabah yola çıkıyoruz, şimdiki hedefimiz yaklaşık 650 km. sonrasındaki Charleston. Kahvaltımızı yolda arabamızın içinde yapıyoruz, çünkü yolumuz uzun vakit kaybetmeyelim.



      ABD'de yollar çok geniş hatta genişletmeye de önlem almışlar mevcut yollardan daha geniş bir rezerve alanı var yolların her iki tarafında. İleri görüşlülük bu olsa gerek. Ülkemizde bu konuda yapılanları düşününce insan üzülüyor bu ülkenin vatandaşı olarak.








   Bir de seyahatımız boyunca çok büyük köprüler gördük çünkü seyahat ettiğimiz bölgede çok sayıda akarsu ve göl bulunmaktaydı. Biz boğaz köprülerimizle öğünürken, yol boyu bunlarda onlarcasını gördük. Yani adamlar için sıradan bir olay..





    Charleston ABD'nin en eski şehirlerinden biri. Atlantik Okyanusu kıyısında, iki büyük nehirin birleştiği büyük doğal bir körfez bölgesine konuşlanmış bir şehir. Burası tam bir tropikal iklime sahip, yazları sıcak ve nemli, kışları ılık geçiyor. Bizim olduğumuz dönemde nem oranı oldukça yüksekti ve nefes almada güçlük çekiyorduk. Ayrıca Atlantik okyanusu kıyısında olması nedeniyle kasırgalardan nasibini alan bir şehir burası. Zaman zaman şiddetli kasırgalar sebebiyle çok büyük hasara uğramış.



    Koloniyal dönemde de önemli bir yerleşim olan Charleston halen tarihi dokusunu koruyor. Bu zengin tarihi, iyi korunmuş mimarisi, seçkin restoranları ve terbiyeli insanlari ile bilinen Charleston , ve aynı zamanda, Amerika'nın en kibar ve misafirperver şehri,  olarak ta kabul edilmektedir.



     Amerikan iç savaşında da önemli bir yere sahip Charleston. O dönemde  buradaki Plantasyonlarda çalışan köleler ve sahipleriyle ilgili çok sayıda film izlemişizdir.








   


   
    Biz de bu plantasyonları dolaştık, plantasyonlarda üretilen ürünlerin satıldığı yerler de var burada isterseniz alabiliyorsunuz. Oldukça rutubetli hava nedeniyle her tarafımız yapış yapış oldu.












    Charleston aynı zamanda bildiğiniz gibi kendi adını taşıyan dansla da ünlü. 1920 lerde ortaya çıkan bu dans, ritmiyle ve figürleriyle ortalığı kasıp kavurmuş.

    Bir çok ünlü müzisyen burada yetişmiş ve yaşamış. En ünlülerinden biri de trompetçi  Louis Armstrong'dur. 






   
  
    Charleston'da çok sayıda müze de var ancak zamanımızın kısıtlılığı nedeniyle bunlara gitme fırsatı bulamadık. Yandaki resimdeki, Afrika Amerikan Köleleri Müzesi (Old Slave Mart Museum) bunlardan sadece biri.






    Şehirde gezerken, Amerika'nın daha önce bulunduğumuz şehirlerindeki gibi, zencilerin yoksulluk içinde ve kötü binalarda yaşadıklarına şahit olduk. Kölelikten kurtulmuşlar ama, fakirlikten kurtulamamışlar.







       Artık Savannah'a doğru yola yola çıkma zamanı, Savannah'ta görüşmek üzere...


                                                                             İYİ TATİLLER

     Savannah yazımı okumak için tıklayınız...

Hiç yorum yok: