FİNLANDİYA - HELSİNKİ

                                                                                                                                       TEMMUZ 2014                

        BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİ BAŞKENTİ ; HELSİNKİ

        Baltık gezimizin üçüncü ayağı olan Helsinki'deyiz.  Helsinki de küçük bir şehir, bizimkilerle kıyaslandığında. Zaten tüm Finlandiya nüfusu 5,5 milyon civarında. O kadar da çok görülecek yeri olmamasına karşın, epeyce turist çekiyor. Yani adamlar pazarlama yapmasını biliyorlar. Bunları gördükçe içim sızlıyor doğrusu bizim ülkemizde bunu neden beceremiyoruz diye.




       HOP ON HOP OFF adı verilen tur otobüsleriyle yapıyoruz Helsinki şehir turumuzu. Limandan kalkan ve kişi başı 20 EUR. karşılığında önemli yerleri kapsayan bir turu bu otobüslerle yapabiliyorsunuz. İstediğiniz bir durakta inip oradaki gezilmesi gereken yeri gezip, tekrar durağa geliyor ve gelen otobüse binip istediğiniz bir durakta inip devam edebiliyorsunuz.





        Helsinki'de bu otobüslerle yaptığımız turun ilk durağı, büyük bir kayanın  oyularak yapıldığı KAYA KİLİSE, Orijinal adıyla TEMPPELİAUKİO KİLİSESİ. Burası 1969 yılında yapılmış, çapı 30. yüksekliği 13 metre . Timo ve Tuamo Soumalainen kardeşlerin yapmış oldukları bu kilise modern bir mimari örneği.






 
    Buradan yine otobüse binerek yolumuza devam ediyoruz. Sırada Sibelus parkı ve içindeki Sibelus anıtı var. Bildiğimiz borulardan yapılmış bir anıt. Ali Rıza bey  " Herhalde şehrin altyapısını yaparlarken elde kalanlardan anıt yapmışlar" diyor. Çok olağanüstü olmayan bu anıtın etrafında çok sayıda turist vardı.







   Bu anıtın hemen yanında, Fin'lilerin ünlü bestecisi Jean Sibelus'un  kaya üzerinde metalden yapılmış bir portresi bulunuyor. Sibelus'un bu portre heykeli ne kadar da Nazım Hikmet'e benziyor değil mi?


      Yine bu parka çok yakın mesafede ve deniz kıyısında bulunan içinde nostaljik eşyaların da yer aldığı bu sevimli kafeyi de mutlaka görmek gerekiyor. Orada oturup kahvenizi yudumlarken, çevrenizi saran kuşlar, yüzen ördekleri seyredebilirsiniz.



 
     Sırada olimpiyat stadı var. Bu stadyum 1952 Yaz Olimpiyatları için yapılmış. Stadyumun yanında 72 metre yüksekliğindeki kulesi dikkati çekiyor










   



         Olimpiyat Stadının girişinde Finli atlet Paavo Nurmi'nin heykeli bulunuyor. Paavo Nurmi (13 Haziran 1897 - 2 Ekim 1973) tüm zamanların en büyük koşucu olarak kabul ediliyor. O, dünyaca "Uçan Finn'li" olarak bilinen bir ünlü atletti. 1920-1928 arasında üç Olimpiyat Oyunlarına katılmış, dokuz altın ve üç gümüş madalya olmak üzere 12 toplam madalya kazanmıştır.















 

     Helsinki'de büyük kilise ve katedrallar  de ilgi çekiyor. Bunlarda oldukça gösterişli. Bunlardan birinin önünde de bir Kutup Ayısı heykeli bulunuyor. Eşim sordu" Hep kiliselerin önünde veya içinde aslan heykelleri olur burada niye ayı?"  Ben de ona cevap verdim " Burası kuzey kutbuna yakın ve soğuk bir ülke...))))))"



      Helsinki parkları ve heykelleriyle de oldukça ilginç ve güzel.



 





   Şu heykellerin nedir şu kuşlardan çektiği ya..))))
















      Limanda Şehir Meclisi'nin  hemen önünde Kauppatori adı verilen açık bir pazar var. Tezgahlarda çeşitli yöresel meyvalar (Ahududu, Çilek, Yaban Mersini), Ren geyiği postu ve boynuzunda yapılmış objeler, ayı postu, kürkler satılıyor.





     Kauppatori meydanından biraz ilerleyince Senato Meydanına geliyorsunuz. Bu geniş meydana hakim St. Nicholas Katedralini görüyorsunuz. Vaktimiz fazla olmadığı için kilise ve katedrallarin içlerini gezme şansımız olmadı.











     Finlandiya halkı içkiye epeyce düşkün, ancak kendi memleketlerinde pahalı olduğu için, karşı yakada bulunan Tallinn'e gidip içkilerini oradan alıyorlar. Tallinn limanında, Helsinki'ye gidecek feribota içki taşıyan birçok Fin'li görmüştük.
















     Finlandiya halkı çok eğitimli ve kültürlü bir halk. Her türlü kültür etkinliklerinin yapıldığı mekanlar oldukça fazla burada. Opera, bale, tiyatro, dans ve müzik gibi etkinlikler için her türlü imkan yaratılmış. Gelir paylaşımı da adaletli bu ülkede.


 
      İsmiyle özdeşleşmiş Fin Hamamı (sauna) buranın olmazsa olmazı. Yıllar önce Manisa'nın Soma ilçesinde Soma-B Termik Santralı şantiyesinde çalışmıştım. Benim çalıştığım bölüm bir Fin projesiydi ve Fin'li uzmanlarla çalışmıştım o dönemde. Adamlar gelmeden önce Fin Hamamı hazırlanmıştı onlara ve bazıları da mesai saatlerinde içki içerlerdi. İçki ve hamam Fin'lilerin vazgeçilmezleri.







      Helsinki'de kaldığımız bir gün ile ilgili yazacaklarım bu kadar. Ancak bunların dışında da görülmesi gereken yerler var. Bunu da artık siz gidince yapın..)))


                                                            İYİ SEYAHATLER








         

Hiç yorum yok: