İSVİÇRE - ZÜRİH

                                                                                                                                       HAZİRAN 2008




             Zürih' te iki kez bulundum. Sevgili kuzenim Akgün İktir ve ailesi burada yaşıyor. Bir defasında onu ziyaret etmiştim, bir de 2008 Avrupa futbol şampiyonası sırasında. 2008 Avrupa Futbol Şampiyonasına Almanya'da yaşayan dayım Adem İktir ile beraber gitmiştik. Yeğenim Güneş Goler ve arkadaşı Çağlar'da orada bize katılmış, Türk Milli Takımının  ilk gurup maçlarını, ikisi Cenevre'de biri de Basel'de olmak üzere izlemiştik. Cenevre, Basel, Montrö gibi şehirleri, hem maç anılarımızı sırasıyla yazacağım.



       2008 Avrupa Futbol Şampiyonasında Zürih ana garı böyleydi. Ünlü futbolcuların dev maketleriyle süslüydü.

















      İsviçre'yi soranlara hep şunu söylerim "Bir daha dünyaya gelecek olsam, İsviçre'de doğmak isterim ". Bu güne kadar 41 ülkede bulunmuş bir kişi olarak sanırım bu sözlerim bir şeyler ifade ediyor.











     İsviçre, hırçın kayalıkları ve yazın bile karlı tepeleriyle Alp dağları, bu dağlardan akan berrak nehirleri ve çok sayıdaki gölleriyle adeta cennet bir ülke. Ama bir de soğuğu olmasa..))) Resimde kuzenim Akgün İktir ile..







       Zürih hatta tümüyle İsviçre, zannedersiniz ki bir emekliler şehri ve ülkesi. Sessiz, sakin ve biribirine saygılı insanların yaşadığı bir ülke. Bu küçücük ülkede 26 kanton var ve her birinin ayrı anayasası, vergi kanunları ve hükümetleri var. Bu küçücük ülkede Almanca, Fransızca ve İtalyanca konuşulan bölgeleri de var. Ve bu insanlar birlikte özgürce yaşıyorlar.


       Resimde kuzenimin çocukları Sara ve Selin ile Zürih gölü kıyısındayız. Aradan yıllar geçti ve onlar artık birer genç kız...

      Zürih İsviçre'nin en büyük kenti ve Zürih kantonunun başkentidir. Zürih, Limmat nehri ile Zürih gölünün birleştiği yere kurulmuş olan bir kenttir. Bankacılığıyla da ünlü bir kent burası. Geçmiş dönemlerde bazı "Türk büyüklerimizin" burada büyük miktarda paraları olduğu söylentisi duymuştuk. Ben de o bankaları yerinde gördüm ama öyle bir param olmadığı için hesap açma ihtiyacı duymadım.)))



      Ulaşım tren, metro gibi toplu taşım araçlarıyla sağlanıyor ve burada yaşayanlar genellikle toplu taşıma araçlarını kullanıyorlar. Bu nedenle trafik te bizim ülkemizde olduğu gibi değil. Trafikte yayaya gösterilen saygıdan ders almamız gerektiğini düşünüyorum.







     ,

     İsviçre'nin her yerinde olduğu gibi, Zürih'te de kayak sporu oldukça popüler. Ama ben bu sporu bilmediğim için denemeye kalkmadım.







         İsviçre'nin diğer şehirlerinde görüşmek üzere hoşçakalın...

         İsviçre - Basel yazımı okumak için tıklayınız.....

                                                                                                                          İYİ SEYAHATLER

Hiç yorum yok: