KAZAKİSTAN - ALMATA

                                                                                                                                       HAZİRAN 2014                                           

   ESKİ BAŞKENT ALMATA (ALMATI)




          Almata (Almati) şehrinde işlerim nedeniyle çok zaman bulundum. Bu kent, Kazakistan'ın en güzel kentiydi ancak artık bu özelliğini Astana'ya kaptırmış durumda. Astana'nın başkent oluşu ve doğal olarak nüfusunun da artışıyla birlikte yatırımların daha ziyade bu kente yönelmesi nedeniyle, Almata'yı ikinci sıraya düşürmüş durumdadır.  


            Burada sözü tercümanım Saule'ye bırakayım ondan dinleyelim Almati'yi; 
"Almati şehri Kazakistan’ın güney doğusunda Alatau dağlarının eteklerinde yer almaktadır. 1997 yılına kadar Kazakistan’ın başkenti idi. Ancak başkent statüsünü kaybetmesine rağmen bugünlerde de Kazakistan’ın güney başkenti olarak tanınmaktadır. Almati cumhuriyetin kuruluşu sırasında  ana merkezi olması nedeniyle hala önemli başkent özelliklerine sahiptir. Şehir, yıllar öncesindeki gibi  Kazakistan’ın halkı ve ülke için aynı derecede değerli kalıp cazibesini ve çekiciliğini kaybetmemiştir.  "

                                                                                                       Resimde Saule Bupegaliyeva.







"Eskiden Almatı şehir, Rus imparatorluğunun meyve bahçelerinde yüzen “Vernıy” adlı ileri karakolu idi. 1921 yılında “Alma-Ata” adını almıştır. Kazakça’da “Elma atası” demektir.  "  








      " 1993 yılından beri hem Kazak, hem de Rus dilinde şehir resmi olarak “Almatı” adını (Kazakça’da – “Elmalı”) taşımaktadır. Bugünlerde Eski Sovyetler Birliği devletleri şehrin eski adı daha yaygın olsa da, “Almatı” adı doğrudur."




"Gerçekten, herhangi bir Kazakistan’lıya “Almatı” duyunca aklına ilk gelen ne olduğunu sorulursa, “Oporto elması” diye cevap verir. Geçmiş yıllarda elma bahçeleri oldukça geniş bir alanı kaplıyorlardı. Ne yazık, ki şimdi o bahçelerin yerinde sayfiye ve yazlık inşa edilmektedir. Elma bahçelerinin bir kısmı kaldı bugün, ama bana göre geleceği malum. "     


 



"Almatı’nın gezilecek yerlerinden söz edersek, şehir bu konuda “çok zengin” olduğunu söyleyebilirim."




"Almatı Kazakistan’ın kültür merkezidir. Şehrin içinde çok sayıda çeşitli tiyatrolar, müzeler, sanat galerileri, konser salonları, tarih ve mimarlık anıtları, toplam olarak 250 civarında kültür tesisi vardır."    





                                                                                                                                               Zenkov Katedrali, Panfilov Parkı





" Her büyük şehirde kesinlikle resmi törenlerin, spor etkinliklerinin, toplantıların ve halk eğlencelerinin yapıldığı ana bir meydan vardır. Almatı’da bu rolü “Cumhuriyet Meydanı” (eski adı – “Yeni Meydan”) oynamaktadır. Bu meydan iki futbol sahası büyüklüğündedir. Meydan ortasında “Bağımsızlık anıtı” yer almaktadır. Anıtın tepesinde kanatlı pars üzerinde “Altın Adam”ın birebir kopyası bulunmaktadır. Ayrıca anıtın dibinde bronz “Dilek gerçekleştirme kitabı” vardır. Açılmış şekilde olan kitabın bir tarafında eski türk dilinde “Seç ve mutluluğu yaşa” yazısı, diğer tarafında ise Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in el izi yer almaktadır."


          "Almatı’da birçok yerli filmler çekilmektedir. Ayrıca Almatı’nın en yüksek tesisi de Televizyon kulesidir. Yüksekliği 372 metredir. Tesis, dağlık çevresi göz önüne alınarak inşa edilmiş olup, 10 şiddetinde depreme kadar dayanabilir. Geceleri güçlü ışıldaklar ile aydınlatılan kule şehrin herhangi bir yerinden görülebilir. "






           " Kültür yerlerinin yanı sıra oldukça çok sayıda farklı eğitim kurumları vardır. Astana’nın gibi, Almatı üniversiteleri oldukça prestijli sayılır bizde. "  








"Almatı’nın ayırıcı bir özelliği de 120 civarında çeşme ve fıskiye olmasıdır. Bunların bazıları kamu değil, gerçek kişilerin mülkiyetindedir. Her sene 25 mayıs günü Fıskiye günü kutlanır. O gün akşam üstü şehirdeki tüm fıskiyeler açılır ve  su gösterisi başlar. "




          "  Almatı, sıcak iklimine rağmen kış sporları yapmak için en güzel yerdir. Almatı’dan 15 km uzaklıkta dünyaca ünlü “Medeo” spor kompleksi yer almaktadır. Buz pateni pistinin özelliklerinden biri,  buzun  herhangi tuzlar katılmadan sadece tertemiz dağ suyu ile düşük yoğunluktaki havadan yapılmasıdır. Dağda bulunan “Medeo” buz pateni pistinde bir çok dünya rekor kırılmıştır. Bu nedenle “Rekor fabrikası” olarak adlandırılır. 2011 yılında  orada 32 ülke katıldığı VII. Asya Kış Oyunları düzenlenmiştir."
           


" Almatı çok yeşil bir şehirdir. Hele benim gibi Kazakistan’ın kuzeyinde yaşayanlar için fazla yeşil geliyor, bozkırlarımızın  karşısında... Fakat yeşil ağaçlar, bugünlerde çok miktarda kara taşıtlarının egzoz gazlarının yol açtığı hava kirliliği ile baş edemiyorlar. Üstelik, oraya gittiğimde insanların çoğu yere tükürüp sokakları kirlettiklerini fark ettim, çöp attıklarından söz etmiyorum bile. Sanırım, oradaki insanların çoğu yakın köylerden, diğer şehirlerden, hatta başka ülkelerden çalışmak üzere geldiği için böyle bir davranış gösteriyorlar."




"Almatı’nın üç tarafı dağlarla çevrili olduğu için, mevsim ne olursa olsun, hava erken kararır. Gece – şehrin özel bir halidir. Şehirde bambaşka, gece hayatı başlıyor... Almatı’ya giderseniz, mutlaka gece şehri gezmeyi tavsiye ederim. Ama sakın tek başına geceleri dışarı çıkmayınız, kendi güvenliğinizi de unutmamanız gerekir."





         Saule'nin bu sunumundan sonra ben de bazı gözlemlerimi paylaşayım. Benim gözümle de Almatı güzel bir kent. Çok gezilebilecek yerleri var ve eğlence hayatı da oldukça geniş. 

     


       Kazakistan'da 2. dünya savaşında ve faşizme  karşı 9 Mayıs 1945 yılında kazanılan  zafer, her yıl 9 mayıs zafer bayramı olarak kutlanıyor. Almati'de Panfilov Park'ta bulunan anıtta tören yapılıyor ve gençler hiç sönmeyen meşalenin yanında nöbet tutuyorlar. 




     Almati'de bulunan müzeleri de gezme olanağı buldum. Bunlardan biri yine bu park içinde bulunan Geleneksel Müzik Aletleri Müzesi. Bu müzede geçmişten günümüze halk müziği enstrumanları sergileniyor. Aynı zamanda Kazak'ların ünlü ozanlarının da heykelleri bulunuyor burada.







        Bu müzelerden birisi de Jeoloji Müzesi.  Mekan güzel düşünülmüş, kapıdan girdikten sonra madene inilen asansör benzeri bir asansörle, sanki bir madene inercesine giriyorsunuz içeriye. Bodrum katta oluşturulmuş olan bu müzede, Kazakistan'da yer altından çıkarılan madenler sergileniyor. Bilindiği gibi zaten Kazakistan ekonomisinde madenler çok önemli bir yer tutuyor. 




      Buradaki görevli bayan bana yakın ilgi gösterip bunlar hakkında bilgi veriyor. Burada gezerken başka bir ziyaretçi görmedim müzede. Belki de can sıkıntısından bu ilgiyi gösterdi, kim bilir. Bana bir madenci bareti ve kazma vererek bir maden vagonu önünde de bu pozu verdiriyor.







    Sıradaki Müze, Tabiat Müzesi. Bu müzeyi bulmakta oldukça zorlandım. Çünkü okuduğum adreste sadece küçük bir park vardı. Orada bulunan Kazak bir kıza sordum o da bilemedi ve telefonla bir arkadaşını arayarak müzenin yerini öğrendi. Meğerse müze karşımızda bulunan Milli Bilimler Akademisi içindeymiş. Müzeye girmek için Akademi kapısından içeriye girip güvenlikçilere sorduğumda onlar da şaşkın bakışlarla bana baktılar ve bir üst katı gösterdiler. Yukarıya çıktığımda müzenin ışıkları sönüktü beni gören görevliler ışıkları yaktılar. İlginçtir orada bulunan görevli burayı nasıl bulabildiğimi şaşkınlıkla sordu. Bu görevli de yakın ilgi gösterdi ve tek başıma müzeyi dolaşırken kendimi özel hissettim doğrusu.))) Bu müzedeki en önemli figür tabii ki Altın Elbiseli Adam giysisi.




    Bu müze bir antropoloji müzesi, içinde hem arkeoloji hem de halk kültürünü kapsıyor. çok eski çağlardan kalma buluntular ile Kazak yaşam tarzlarını içeren görsellerle donatılmış. Resimde atlarıyla aynı mekanda uyuyan bir Kazak aile.






 Müzeyi gezmeyi bitirdikten sonra görevliye ilgisinden dolayı teşekkür ederek oradan ayrılıyorum.








      Almati'de  Kazakistan Merkez Devlet Müzesi en büyük müze. Bu müzeyi tadilatta olduğu için gezemedim ama ileride mutlaka gezeceğim.






     Almati'de yaşayanların bir eğlence merkezi de KOK TOBE. Buraya bir teleferikle ulaşılıyor. Bir tepe üzerinde çeşitli eğlence mekanları tesis edilmiş ama bunlar o tepenin güzelliğini de bozmuş tabii ki. Buradan Almati genel görüntüsü oldukça güzel.










    Almati'de oldukça çok sayıda park var ve kelimenin tam manasıyla "yeşil" bir kent. Burada yaşayan insanlar gerçekten çok şanslı, tertemiz bir havada parklarda dinlenme olanakları var. 











     Almati'de ünlü Arbat sokağı Jipek Joli üzerinde bulunuyor. Burada tıpkı Moskova Arbat sokağında olduğu gibi ressamlar resimlerini sergiliyorlar. Burada isteyen ressamlara ücreti karşılığı kendi resmini yaptırabiliyor. Ayrıca gençler müzik ve dans gösterileri sergiliyor burada. Almati'ye gidenlerin mutlak uğrak mekanlarından birisi burası. Bir ucunda da Dayı lakaplı bir Türk' e ait City Cafe bulunuyor. Burada Türk yemekleri yeme ve çayı içme olanağınız var ve burası genelde Almati'de yaşayan Türk'lerin buluşma mekanı.




     Alatau dağı kışın karlarla kaplanıyor ve ta ki yaz aylarına kadar burada kar görmek mümkün. Bu dağ üzerinde bulunan Çimbulak tam bir kayak merkezi. Burada da teleferik ve telesiyej bulunuyor. Kışın burası kayakçılar için ideal bir mekan.












            Aslında Almati ile ilgili elbette yazacak çok daha şeyler var ama bu yazı iyice uzadı o yüzden bu kadar olsun.


                            
                                                                            İYİ SEYAHATLER









Hiç yorum yok: