MISIR - KAHİRE

                                                                                                                                        MAYIS - 1993

           EN BÜYÜK MEDENİYETLERDEN BİRİNDEN GERİYE KALANLAR



      Mısır'ın başkenti Kahire, ortasından Nil Nehri'nin geçtiği ve Mısır nüfusunun  en yoğun olduğu bir kent burası. Kentte gezerken evlerin çoğunluğunun dış sıvalarının olmaması dikkatimi çekmişti. Sebebi ise, sıva yapmayanlar fakir sayıldığından vergi vermezlermiş, ilginç bir durum değil mi? Gündüzleri çok sıcak hava vardı orada olduğumuz dönemde, geceleri ise daha bir serinlik. Gündüz sıcaktan bunalan Kahire halkı geceleri Nil kıyısında serinliyor. Kahire, diğer bulunduğumuz şehirlere göre daha temiz. Gelin şimdi beraberce gezelim bu şehri.
           

        Giza Mısır'ın en ünlü üç firavunun ( Keops, Kefren ve Mikerinos) piramitlerinin olduğu bölge. Bu piramitlerin en büyüğü olan Keops piramidi ve dünyanın 7 harikasından birisi olarak sayılmaktadır. Bunlarla birlikte firavun eşlerine ait oldu söylenen küçük piramitler de bulunuyor bu bölgede.





       Biz, turistlere açık olan Kefren piramidine girme şansına sahip olduk. Bu piramidin en önemli özelliği en üst bölümde bulunan koruyucu kaplamanın hala yerinde duruyor olması. Bu üç piramidin ortasında bulunan piramit. Yaklaşık 1x1m. genişliğinde uzunca bir tünelden neredeyse emekleyerek girebildik içine. Girdiğimiz bölümde bir oda ve içerisinde bir lahit vardı. Ama piramidin içinde dehlizler ve bir çok odalar olmasına rağmen buraları görme olanağımız olmadı, oralara girmeye izin verilmiyor. Piramide girerken çantaları dışarıda bıraktırıyorlar, eşimin çantası çıktığımızda kayıptı, bağırış çağırış bulunmasını sağladık. Hırsızlık ta diz boyu burada.










       Dışarıda develere binmek mümkün ama dikkatli olmak gerekiyor. Devecilerle polisler hep dalaşıyorlar birbirleriyle. Deveye bindiyseniz istediğinizde de indirmiyorlar, dikkatli olunuz.

                        


    Yine Giza'da bulunan aslan gövdeli firavun başlı olan Sfensk de burada önemli bir yer tutuyor. Sfensk doğu yönüne bakmakta ve arkasında Kefren piramidinin olması nedeniyle, bu başın Firavun Kefren'e ait olduğu, doğuya bakmasının nedeni de tanrı Ra'yı güneş doğar doğmaz görmesi için olduğu düşünülüyor. Sfensk'in ayakları arasında da bir sunak bulunuyor.

         

   
       Sakkara Kahire'nin 25 km. güneybatısında bulunan en eski başkent  Memphis'te yaşayanların mezar yeri olan yer Sakkara. Basamaklı Piramit de denilen buradaki piramit Kral Djoser adına yaptırılmıştır. Bu piramit dünyada taştan yapılan ilk piramit olarak kabul ediliyor.









        Kahire Mısır Müzesi, Mısır medeniyetinin en görkemli koleksiyonunu barındırıyor ve yaklaşık 120.000 eser burada sergileniyor. Müze şehrin Tahrir meydanı bölümünde bulunmaktadır. 1902 yılında Hidiv Abbas Hilmi Paşa tarafından yaptırılmış.




      Bu görkemli müzede Firavun Tutankamon'a ait buluntular çoğunluğu oluşturuyor. Tutankamon'un mezarı bulunup açıldığında, karşılarına dev bir mücevher ve altın dağı görmüşler araştırmacılar, işte bu buluntuların bir kısmı da burada bulunuyor.  Ayrıca Mısır medeniyetine ait binlerce yıllık buluntular sergileniyor burada.




      Yine bizim Türkiye'ye dönüşümüzden sonraki dönemde, Müslüman Kardeşler örgütü tarafından yapılan bir saldırıda , müzenin önünde onlarca turist öldürülmüştü.


             

       Kahire'deki önemli eserlerden birisi de Mehmet Ali Paşa Camisi' dir. Yapımına 1830 Kavalalı Mehmet Ali Paşa döneminde başlanmış, 1848 yılında Abbas Hilmi Paşa döneminde tamamlanmıştır. Oldukça görkemli bir cami burası. Yalnız Mısırlıların caminin bahçesinde ve gölgesine oturup, tavla oynamalarına da çok şaşırmıştım doğrusu.








      Camiye girişte, resimde Nurşen'in giydiği gibi, büyükçe bir örtü veriyorlar ve öylelikle girebiliyor kadınlar içeriye.














      Bu arada Kavalalı Mehmet Ali Paşa'dan da biraz söz etmek gerek. Bilindiği gibi, Paşa Kavala'lı bir Arnavut. 1805 yılında Mısır Valisi oluyor ve Mısır'ın kalkınmasında çok büyük bir rol oynuyor. 1829 da Osmanlı'ya başkaldırıp, Mısır Hidivliğini kuruyor ve hanedanlık Mısır'ı 150 yıl yönetiyor. Bilindiği gibi Süveyş kanalı çalışmaları da, Mehmet Ali Paşa döneminde başlatılmış. Paşa'yı Mısırlılarla konuştuğumuzda hala sevgi ve saygı duyduklarına şahit oldum.




     Kahire gezimiz sırasında bir halı imalathanesine gidiyoruz. Burada halı tezgahları arkasında küçücük çocuklar var, halı dokuyan. Ne ücret verdiklerini sorduğumuzda, aldığımız cevap karşısında şaşkınlıktan dona kaldık. Bir paket sigara karşılığı!!!!




































           Yukarıdaki resimde kaldığımız Hilton Oteli ve Kıpti mahallesi görülüyor. Otelde yatakların çok geniş olması dikkatimi çekti, sanırım bir erkek ve dört kadına göre yapılmış..))












       Kahire'ye kadar gidip de bir Mısır gecesi yaşamamak olmazdı. Turdan bir kaç arkadaş ve eşleriyle ile bunu yaşadık. Arap müziği eşliğinde yapılan danslar oldukça keyifliydi.

























     


                                                                                    İYİ SEYAHATLER




Hiç yorum yok: