TANZANYA SAFARİ 1. BÖLÜM


                                                                                                                         12.11.2015 – 13.12.2015  
      ARUSHA;

     Üzerinde bir süre çalıştığım Tanzanya seyahatime nihayet bugün başlıyorum (12.11.2015). THY ile İzmir – İstanbul – Kilimanjaro güzergahı üzerinden Tanzanya’ya gece 01.10 da varıyorum. Uçakta sadece 3 Türk olduğumuzu da söyleyeyim. THY buraya yabancıları taşıyor daha çok demek ki. Buraya gelmeden önce başkalarının gerçekleştirdiği  Tanzanya seyahatleriyle ilgili okuduğum yazıların aksine giriş işlemleri çok hızla bitiyor. Yeşil pasaportum olduğu için, vizeye de gerek kalmadan, Kilimanjaro havaalanında pasaport kontrolundan geçip, valizimi alarak kısa sürede dışarıya çıkıyorum.


     Daha önce rezervasyonu yapmış olduğum Arusha’daki Green Mountain Hotel’e gitmem gerek. Gece yarısı saat 01.30 ve oraya ulaşım ancak taksi ile söz konusu. Dışarıdaki taksiciler ile görüşüyorum, birçok ülkede görünenin aksine adamlar bana yapışmıyorlar, belki de nasıl olsa ayağıyla tıpış tıpış gelecek diye. Bir yabancı ülkede hele Afrika’da gecenin bu saatinde yaklaşık 50 km. bir takside ıssız bölgelerden yol alacaksınız, bu beni biraz tedirgin etmesine rağmen, onların bu sakin halleri bana güven veriyor. Fiyat standart 50 USD, oldukça pahalı ama yapacak bir şey yok, adamların geçim kaynağı turizm. Turun sonunda Tanzanya'nın güvenli bir ülke olduğunu söyleyebilirim.

      Havaalanındaki ofisten biraz para bozdurarak yola çıkıyorum. Burada trafik soldan işliyor, araca binerken oturmak için sağ ön kapıyı açıyorum direksiyon orada )), şoförle de bu duruma gülüşüyoruz. Yaklaşık bir saat süren yolculuktan sonra Arusha’daki otelime varıyoruz. Resepsiyon görevlisi sempatik bir şekilde karşılıyor, otele girişim saat 10.00 da olmasına karşın bana bir oda veriyor.

     Gece resepsiyon görevlisine, Safari’ye gitmek istediğimi söylemiş ve bu konuda yardımlarını istemiştim. Gelmeden önce internet üzerinden birkaç firma ile yazışmış fakat kesin bir anlaşmam olmamıştı.

      Güzel bir uykunun sonrasında oda telefonum çalıyor ve resepsiyon görevlisi Safari için görüşmeye gelenler olduğunu söylüyor. Giyinip çıkıyor ve gelenlerle konuyu görüşüyorum ve yaptığımız pazarlık sonunda çadırda kalmak üzere anlaşıyoruz, 5 günlük bir safari için 750 dolar ödeyeceğim. Daha önce internet üzerinde aldığım teklifler çok daha yüksekti. Tanzanya yazılarını incelerken, burada pazarlığın çok olağan olduğunu ve kıran kırana yapılması gerektiğini okumuştum. Kıran kırana olmasa da pazarlık ettim, umarım kazıklanmamışımdır.

      Daha sonra safari rehberimizden yüksek sezon olduğunu ve dolayısıyla fiyatların da yüksek olduğunu öğreniyorum. Burası için fiyatı uygun mevsim olarak en uygun aylar Mart, Nisan ve Mayıs aylarıymış. Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları da geceleri çadırda kalanlar için inanılmaz soğuk oluyormuş. Demek ki iyi bir zamanda gelmişim buraya.


      Kaldığım otelin önünde bazı fotoğraflar çekiyor ve Tanzanya’lılar ile çekiliyorum. Semt oldukça yoksul bir bölge veya her taraf böyle henüz bilmiyorum. Resim çekilmeyi pek sevmiyorlar, otel görevlisinin yardımıyla birisi yanıma geliyor fotoğraf için. Resimde de fotoğraf çekilirken pek de memnun olmadıklarını, mutsuzluklarını yüz ifadelerinden görebilirsiniz.


      Şimdi Arusha’yı gezme zamanı. Otel görevlisi yaklaşık şehir merkezinin 10- 15 dak. yürüme mesafesinde olduğunu söylüyor. Güvenli mi? diye soruyorum. Buranın her saatte çok güvenli olduğunu söylüyor. Hazırlanıp yola çıkıyorum.


        Burada yoksulluk ve pislik diz boyu. Çevrenin görüntüsü çok kötü ama insanlar mutlu görünüyor. Yolda ilerlerken karşılaştığım bir öğrenci gurubu etrafımı sarıyorlar ve resim çekiliyoruz. İnsanlara ilişkin ilk izlenimlerim çok iyi.

       Şehir merkezine ilerlerken, Tony isimli birisi bana yaklaşıp yavaş yavaş buraları anlatmaya başlıyor. Şehir merkezini benimle geziyor ve anlatıyor.


       Burada Masai’lerin bulunduğu bir pazar var. Masai’lerde hala mal mübadelesi sistemi sürüyor. Örneğin bir keçi veriyorlar buna karşılık bazı ihtiyaçlarını alıyorlar. Masai’leri anlatmaya daha sonra devam edeceğim.




       Pazar yerine giriyoruz orası da mezbelelik. Derler ya, burada kabuklu yumurta bile yenmez diye, aynen öylesi bir durum. Bir tarafta meyve ve sebze, bir tarafta baharat, bir tarafta et, balık ve tavuk, artık siz düşünün kokuyu. Ama gelmişken görmeden de edemiyorum ve Tony’yi takibe devam.










      Bir saat kulesine geliyoruz burası Afrika’nın ortasından geçen çizgi üzerindeymiş, Tony’nin anlattığına göre. 







       Hemen yanında da çeşitli yerlerin mesafe ve yönünü oklarla gösteren bir nokta var.
Şehrin merkezinde de Tanzanya’nın bağımsızlık önderi Julius K. Nyerere için yapılmış bir anıt bulunuyor.






       Şehrin ortasında bir şehirler arası otobüs garajı var . Otobüsler tam manasıyla Nuh Nebi’den kalma..












      Şehir içi ulaşımı Dala dala adını verdikleri minibüslerle yapıyorlar, içeride insanlar tam balık istifi yolculuk yapıyor. Bizde eskiden vardı triportörler işte onlar da burada taşıma aracı olarak kullanılıyor.





      Bu şehir turundan sonra otelime dönüyoruz Tony ile, konuşma sırasında kendisinin bir ressam olduğunu söylemişti. Koltuk altında rulo halde sarılı bir kağıt bulunuyordu ve bunu bana göstermek istediğini söyledi. Kağıdı açınca içinden resimler çıktı ve bana satmak istedi. Eeeee arkadaş olmuştuk ya uyduruk resimlere bir hayli yüksek fiyatlar istedi.))) Ben kendisine bir miktar para vererek gönlünü almak istedim ama pek memnun olmadı resimleri satamadığına.


       Otele dönerken yakın bir mesafedeki PUB dikkatimi çekmişti. Resepsiyona nasıl bir yer olduğunu sordum ve olumlu yanıt alınca, akşam oraya gittim. Çok güzel ızgara kokuları geliyordu ama pek aç olmadığım için, güzel kızartılmış patates ile iki birayı yuvarladım. Yemeklerini elleriyle yiyorlar ve bir kadın bir elinde leğen bir elinde ibrikle dolaşıp, yemeği bitenler ellerini böyle yıkıyor tabii yıkamak isteyene. Bazısı ellerini yıkamazmış, özellikle Masai’ler,  dolayısıyla et kokuyorlarmış.



      Yarın sabah Safari’ye başlıyoruz…….

      Not: Soracağınız sorularınız olursa yorum bölümünden sorabilirsiniz

               Tanzanya seyahatimizin 2. bölümü için tıklayınız

Hiç yorum yok: