LAOS - KONG LOR

Ocak 2017


Viantine'den yaklaşık 7 saatlik bir yolculuk sonunda Kong Lo'ya varıyoruz. Otobüs merkeze 1 km. mesafede park ediyor ve burası aynı zamanda bir guest house. Burada uygun fiyata kalınacak bir oda gösteriyorlar ama daha uygun bir yer buluruz umuduyla şehir merkezine doğru yürüyoruz. Sözde home stay olarak kalınacak yerler de olduğunu okumuştum ama kimse yüzümüze bile bakmıyor ve tekrar aynı yere geri dönüyoruz.



Yarın Vientiane'ye geri dönmemiz gerekiyor ama otobüs sadece sabah 07.00 de var. Başka alternatif ise saat: 11.00 deki tuk tuk ile bir saatlik yolculuk sonunda varılacak şehirden geçen otobüse binmek. Saat: 09.00 da başlayacak tur yaklaşık 3 saat süreceğinden buna da yetişmemiz zor.


Sabah kahvaltının ardından, 8 km. lik Kong Lo Mağarasına gitmek için yola çıkıyoruz. Giriş bileti kesilen yerdeki görevliye saat 11.00 deki Tuk Tuk ile gitmek istediğimizi bizi beklemesini söylüyorum o da onaylıyor.


Mağara girişine gelince, burada ahşap kano için bilet kesiliyor. Fazla eşyalarımız orada bırakıp, can yeleklerimizi ve kafa lambalarımızı takıp kanomuza biniyoruz. Kanomuzu kullanan adam oldukça güleç yüzlü ve yardımsever. Kanolar en fazla üç kişi alıyor ve arkadan buraya özgü takma motorlu.


Karanlık mağara gezimiz boyunca, kafa lambalarıyla mağarayı seyrediyoruz. Sadece bir yerde ışıklandırılmış sarkıt ve dikitlerin olduğu geniş bir alanda kanodan inerek yürüyoruz. Sonra yeniden kanoya binerek yola devam ediyoruz. Karanlık mağaranın zaman zaman birkaç metreye ve zaman zaman da belki de yüz metreye çıkan tavanını izliyoruz.






Sonunda ışık görünüyor, burası nehrin akış yönündeki girişi. Biz gelirken akış yönü tersine gelmiştik. Karaya çıkıp biraz durduktan sonra kano sürücüsüne hemen gidelim diyorum ve dönüşe geçiyoruz. Amacım bir an önce o tuk tuka yetişmek. Başlangıç noktamıza gelince kanodan inip hızlı adımlarla parkın girişine yöneliyoruz. Kapıdaki görevli bize uzaktan işaret ediyor ve tuk tuk orada. Tuk Tukçu 20 dakika sonra gideceğiz siz isterseniz yemek yiyin diyor. Herhalde restoranla ortak çalışıyor. Birer meyve suyu içip yola çıkıyoruz. Bir saat süren, kötü ve tozlu yolda toz yutarak nihayet geçecek otobüsü yakalama umudunda olduğumuz kasabaya varıyoruz.


Orada otobüsün gittiğini öğreniyoruz. Bu kez başka bir alternatif var, o da yine bir tuk tuk ile bir saatlik bir yolculuk ve oradan otobüse binmek. Bunu yapmaktan başka çaremiz yok.

Bir saatlik yolculuktan sonra vardığımız nokta, Laos'un kuzey ve güneyini birbirine bağlayan ana yol ve dolayısıyla her halükarda Vientiane'a dönebileceğiz. İner inmez bir otobüs görüyoruz bizi alıyorlar ama oturacak yer yok. Beş saat sürecek yolu bu oturaklarda geçireceğiz, tabii ki istemiyorum ve hareket etmiş olan otobüsü durdurup iniyoruz.

Yine bir saatlik bekleyişten sonra gelen otobüste zorlukla yer buluyoruz. Nurşen'in yanında oturan bayan nereli olduğumuzu soruyor, Nurşen de Türkiye'den deyince kadın çok seviniyor, o da Yunan'mış. Bir süre sohbet ediyoruz. Kadın " Burada Türk ve Yunan turist çok bulunmuyor, o yüzden şaşırdım" diyor. O bir süre sonra yol üstündeki başka bir şehirde iniyor ve biz yolumuza devam ediyoruz.

Viantiane'a vardığımızda artık karanlık olmuştu. Otele vardığımızda bu sefer biz sürpriz yaparak, otelin en güzel odasını tahsis etmişler.

Sadece 8 km'lik bir mağara yolculuğu için katlandığımız meşakkate bakarmısınız?  :). Eğer planınızda burası varsa, yazdıklarımı iyi okuyup düşününüz.

Ertesi gün yolumuz Vang Vieng'e


Vang Vieng yazımı okumak için tıklayınız


İYİ YOLCULUKLAR







Hiç yorum yok: